Halleluya! Rab'be şükürler olsun!


Kutsal Kitap’ta Şabat Zamanının Hesaplanması Üzerine Bir İnceleme
LORD-IESU.org
_____________
Sabbath
_____________
A Study of the Biblical Reckoning of Sabbath Time
_____________
Eine Studie über die biblische Berechnung der Sabbatzeit
_____________
Un estudio sobre el cómputo bíblico del tiempo del sábado
_____________
Um estudo sobre a contagem bíblica do tempo do sábado
_____________
מחקר על חישוב זמן השבת במקרא
_____________
ت في الكتاب المقدس — متى يبدأ السبت حقًا؟
_____________
All Languages - Sabbath Time
_____________
Excerpts of Theses from AJSL, HUCA, JQR, ZDMG and others
______________
Rabbi Samuel b. Meir (1100-1160)
______________
Sabbath in the New Testament
______________
All 72 possible Cases
______________
Why "The Lord's Day" Should Be the Sabbath Day (Saturday)
_____________
IESU is in My Heart - I es U - IesU
_____________
A Pure Speech
_____________
(Chinese Traditional Version)
_____________
(Chinese Simplified Version)
_____________
Contact Us
______________





























































































LORD-IESU.org
_____________
A Study of the Biblical Reckoning of Sabbath Time
_____________
Eine Studie über die biblische Berechnung der Sabbatzeit
_____________
Un estudio sobre el cómputo bíblico del tiempo del sábado
_____________
Um estudo sobre a contagem bíblica do tempo do sábado
_____________
מחקר על חישוב זמן השבת במקרא
_____________
ت في الكتاب المقدس — متى يبدأ السبت حقًا؟
_____________
All Languages - Sabbath Time
_____________
Excerpts of Theses from AJSL, HUCA, JQR, ZDMG and others
______________
Rabbi Samuel b. Meir (1100-1160)
______________
Sabbath in the New Testament
______________
All 72 possible Cases
______________
Why "The Lord's Day" Should Be the Sabbath Day (Saturday)
_____________
IESU is in My Heart - I es U - IesU
_____________
A Pure Speech
_____________
(Chinese Traditional Version)
_____________
(Chinese Simplified Version)
_____________
Contact Us
______________





























































































LORD-IESU.org
_____________
Home Page
______________
A Study of the Biblical Reckoning of Sabbath Time
_____________
Eine Studie über die biblische Berechnung der Sabbatzeit
_____________
Un estudio sobre el cómputo bíblico del tiempo del sábado
_____________
Um estudo sobre a contagem bíblica do tempo do sábado
_____________
מחקר על חישוב זמן השבת במקרא
_____________
ت في الكتاب المقدس — متى يبدأ السبت حقًا؟
_____________
All Languages - Sabbath Time
_____________
Excerpts of Theses from AJSL, HUCA, JQR, ZDMG and others
______________
Rabbi Samuel b. Meir (1100-1160)
______________
Sabbath in the New Testament
______________
All 72 possible Cases
______________
Why "The Lord's Day" Should Be the Sabbath Day (Saturday)
_____________
IESU is in My Heart - I es U - IesU
_____________
A Pure Speech
_____________
(Chinese Traditional Version)
_____________
(Chinese Simplified Version)
_____________
Contact Us
______________



Kutsal Kitap’ta Şabat Zamanının Hesaplanması Üzerine Bir İnceleme —

Şabat Gerçekte Ne Zaman Başlar?




Şabat, Tanrı’nın kutsayıp kutsal kıldığı yedinci gündür. İmanlılar kurtuluş kazanmak için Şabat’ı tutmazlar.

Tersine, lütuf altında Tanrı’nın yaratılış ve kurtarıştaki büyük işlerini anar, gelecek sonsuz dinlenmeyi özlemle beklerler.

Bugün Şabat’ın ne zaman başlayıp bittiği konusunda farklı görüşler vardır. Bazıları daha sonraki Yahudi geleneğini izleyerek Şabat’ı cuma gün batımından cumartesi gün batımına kadar tutar. Bazıları yerel gün batımı saatine ya da yıldızların görünmesine göre hesaplar. Bazıları ise modern sivil takvimi izleyip bir gün ile ertesi gün arasındaki ayırma noktası olan gece yarısını gün sınırı kabul eder.

Başkaları, çeşitli Kutsal Kitap bölümlerine dayanarak tam bir günün gündüzle başladığına, akşam ve gece boyunca sürdüğüne ve bir sonraki gündüz başladığında sona erdiğine inanır. Bu anlayışa göre yedinci gün Şabat’ı cumartesi gündüzünün başlangıcında başlayıp pazar gündüzünün başlangıcında sona erer.

Bu inceleme, son görüşün Kutsal Kitap’ta ve tarihte desteği bulunup bulunmadığını araştırmaktadır.

1. Yaratılış Kitabı’nda Bir “Gün” Nasıl Oluşur?

Yaratılış 1:3–5 şöyle der:

Tanrı, “Işık olsun” dedi ve ışık oldu. Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve ışığı karanlıktan ayırdı. Işığa Gündüz, karanlığa Gece adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.

Metin “akşam oldu, sabah oldu” dediği için günün mutlaka akşam başladığı sıkça varsayılır. Ancak Yaratılış’taki ilk günün sırası dikkatle okunduğunda başka bir olasılık görülür.

Yaratılışın başlangıcında yer şekilsiz ve boştu, enginin yüzü karanlıktı. Karanlık zaten vardı; fakat Tanrı’nın yaratıp ondan ayırdığı ışık henüz ortaya çıkmamıştı. Tanrı “Işık olsun” dediğinde ışık oldu. Sonra ışığı karanlıktan ayırarak ışığa “Gündüz,” karanlığa “Gece” adını verdi.

Bu nedenle ilk günün gerçek sırası şöyle anlaşılabilir:

Başlangıçtaki karanlık → Tanrı ışığı yaratır → Gündüz → Akşam → Gece → Sabah → İlk gün tamamlanır

Bu, günün kendisinin akşam başladığını söylemekle aynı değildir. “Akşam,” gündüz ışığının sona erip gecenin başladığı geçiştir; “sabah” ise gecenin sona erip gündüz ışığının yeniden başladığı geçiştir.

Dolayısıyla “Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu” sözü, tam bir yaratılış gününün gündüzden, akşamdan ve geceden geçerek sabaha ulaştığı; o noktada ilk günün tamamlanıp sonraki günün başladığı anlamına da gelebilir.

İkinci günden itibaren bir gün şöyle gösterilebilir:

Gündüz → Akşam → Gece → Sabah

Yani gün, sabahleyin gün ışığı civarında başlar ve ertesi sabah sona erer. Bu yalnızca modern bir düşünce değildir. Bazı Yahudi ve Kutsal Kitap araştırmacıları, eski İsrail’in başlangıçta sabah-sabah hesaplama yöntemini kullanmış olabileceğini savunmuştur.

2. Kefaret Günü: “Akşamdan Akşama” Genel Gün Hesabı mı, Özel Bir Uygulama mı?

Levililer 23:27, yedinci ayın onuncu gününün Kefaret Günü olduğunu söyler. Fakat Levililer 23:32 şu özel buyruğu verir:

“Ayın dokuzuncu gününün akşamından ertesi akşama kadar Şabatınızı tutacaksınız.”

Bu çok önemli bir bölümdür. “Dokuzuncu günün akşamı” zaten onuncu günün başlangıcı olsaydı, metin neden onu “onuncu günün akşamı” değil de hâlâ “dokuzuncu günün akşamı” diye adlandırmaktadır?

Başka bir olası anlayışa göre normal tarih sınırı sabah olmaya devam ederken, Kefaret Günü’ne özgü oruç ve nefsi alçaltma dokuzuncu günün akşamında erken başlamış ve onuncu günün akşamına kadar sürmüştür:

9. günün gündüzü → 9. günün akşamı [oruç başlar] → 10. günün gündüzü [Kefaret Günü] → 10. günün akşamı [oruç biter]

Buna göre “akşamdan akşama,” her günün gün sınırını değil, Kefaret Günü’nün özel tutulma süresini tanımlar. Kutsal Kitap “Her haftalık Şabat akşamdan akşama tutulmalıdır” demez. Levililer 23:32, kişinin nefsini alçaltmasına ilişkin eşsiz buyruğu da içeren Kefaret Günü hakkındadır. Bu ayeti haftalık Şabat için evrensel bir kurala dönüştürmek, ek Kutsal Kitap desteği gerektirir.

3. “O Gün” ile “Sabah” Arasındaki İlişki

Musa’nın Yasası’ndaki bazı bölümler özellikle dikkat çekicidir. Levililer 7:15, şükran sunusunun etinin sunulduğu gün yenmesini ve sabaha bırakılmamasını söyler. Levililer 22:30 da, “Aynı gün yenmeli; sabaha hiçbir şey bırakmayacaksınız” der. Yasa’nın Tekrarı 21:23 ise, “Cesedi gece boyunca ağaçta kalmamalı; onu mutlaka o gün gömmelisiniz” buyruğunu verir.

Bu bölümler doğal olarak şu sırayı sunar:

O gün → Akşam → Gece → Sabah

Akşamla gecenin hâlâ “o güne” ait olduğunu, sabahın gelişinin ise sonraki günün başlangıcını belirlediğini gösterir. Bu nedenle sunu aynı günün akşam ve gecesinde yenebilir, fakat sabaha bırakılamaz.

Bu ifade, günün sabahleyin gün ışığı civarında başlayıp akşam ve gece boyunca sürerek sabah sona erdiği anlayışıyla daha doğrudan uyumludur. En azından sabahın bir gün sınırı, yani bir gün ile sonraki gün arasındaki ayırma noktası işlevi görebileceğini düşündürür.

4. Mısır’dan Çıkış 16, Man ve Kaydedilen İlk Şabat Uygulaması

Mısır’dan Çıkış 16, Şabat’ın zamanını incelerken en önemli bölümlerden biridir. Halk her sabah man toplamak için dışarı çıkıyordu. Altıncı gün iki kat topladılar. Musa, “Yarın dinlenme günüdür; Rab için kutsal Şabat’tır” dedi. Halk yiyeceği sabaha kadar sakladı. Sabah olduğunda Musa, “Onu bugün yiyin, çünkü bugün Rab için Şabat’tır” dedi.

Anlatının sırası şöyledir:

Altıncı gün: iki kat toplanır → Gece geçer → Sabah → “Bugün” Şabat’tır

Metinde Musa’nın altıncı günün gün batımında “Şabat şimdi başladı” dediği kaydedilmez. Bunun yerine ertesi sabah yedinci gün, “Bugün Şabat’tır” diye tanımlanır. Bu, sabaha dayalı hesapla uyumludur ve onu destekleyebilir; ancak tek başına Şabat’ın kesin başlangıcını belirlemez.

5. Nehemya’nın Kapıları Kapatması, Şabat’ın Gün Batımında Başladığını Tek Başına Kanıtlamaz

Nehemya 13:19 şöyle der: “Şabat’tan önce Yeruşalim’in kapıları kararmaya başlayınca kapıların kapatılmasını buyurdum ve Şabat sonuna kadar açılmamasını emrettim.” Bu bölüm çoğu kez Şabat’ın gün batımında başladığını kanıtlamak için kullanılır. Oysa metnin kendisi “Şabat’tan önce” demektedir.

Nehemya, Şabat’tan önce hava kararırken kapıları önceden kapattı. Bu, tüccarların geceleyin kente mal getirip ertesi Şabat gündüzünde ticaret yapmasını önlemek için alınmış doğal bir tedbir olarak anlaşılabilir. Bu nedenle:

Kapıların alacakaranlıkta kapatılması ≠ alacakaranlığın Şabat’ın başlangıcı olduğunun kanıtı

Bölüm, gün batımı başlangıcı yorumuyla bağdaşabilir; fakat gün batımının gün sınırı olduğunu tek başına kanıtlamaz.

6. Rab İsa’nın Gömülme Zamanı Önemli Bir Soru Ortaya Çıkarır

Rab İsa’nın Gömülmesi: Hazırlık Günü Akşamı ve Yaklaşan Şabat

Markos 15:42 şöyle der: “Akşam olunca—o gün Hazırlık Günü, yani Şabat’tan önceki gündü…” Bu ayetin zaman sırası dikkatle incelenmelidir. Metin akşamın zaten geldiğini açıkça söyler; buna rağmen aynı dönem hâlâ “Hazırlık Günü, yani Şabat’tan önceki gün” diye adlandırılır. Anlatının en doğal okunuşuna göre akşam gelmiş, fakat hâlâ Hazırlık Günü sürmekte ve Şabat henüz başlamamıştır.

Aramatyalı Yusuf Pilatus’a gidip Rab İsa’nın bedenini istedi. Pilatus O’nun ölmüş olmasına şaşırdı, yüzbaşıyı çağırıp ne zamandır ölü olduğunu sordu; ancak doğrulandıktan sonra bedeni Yusuf’a verdi. Ardından şu işler yapılmalıydı: ince keten satın almak → bedeni aşağı indirmek → hazırlamak → ketene sarmak → kayaya oyulmuş mezara koymak → girişe taş yuvarlamak. Yuhanna 19:39–40, Nikodim’in bol miktarda mür ve sarısabır getirdiğini ve birlikte bedeni Yahudilerin gömme geleneğine göre hazırladıklarını da kaydeder.

Akşam geldikten sonra Yusuf’un bedeni istemesinden, Pilatus’un soruşturmasına, bedenin teslimine ve gömülme işlemlerinin tamamlanmasına kadar önemli bir süre geçmiş olmalıdır. Bundan sonra Luka 23:54, “O gün Hazırlık Günü’ydü ve Şabat yaklaşıyordu” der.

“Yaklaşıyordu” diye çevrilen Grekçe fiil ἐπέφωσκεν (epéphōsken), ἐπιφώσκω (epiphōskō) kökünden gelir ve ışığın belirmesi, günün aydınlanmaya başlaması ya da şafağın yaklaşmasıyla ilişkilidir. Bu nedenle şu soru araştırılmaya değerdir: Rab İsa’nın gömülmesi Hazırlık Günü’nün akşamında başlayıp gece boyunca sürmüş ve sabah yaklaşırken, yedinci gün Şabat’ı “ağarmak” üzereyken tamamlanmış olabilir mi?

Böyleyse sıra tutarlıdır: Hazırlık Günü gündüzü: Rab çarmıha gerilir → Akşam gelir, fakat hâlâ Hazırlık Günü denir → Yusuf bedeni ister → Yusuf ve Nikodim Rab’bin bedenini hazırlayıp gömer → Şabat yaklaşır.

Elbette Şabat hesabının bütünü yalnızca ἐπέφωσκεν sözcüğüyle çözülemez. Sözcüğün farklı bağlamlardaki kullanımı ve birinci yüzyıl Yahudilerinin gün hesapları da incelenmelidir. Yine de Markos ve Luka birlikte okunduğunda şu soru hafife alınmamalıdır: Şabat cuma gün batımından hemen sonra başlamışsa, Markos akşam geldiği hâlde neden hâlâ “Hazırlık Günü” der ve Luka gömülmenin sonuna doğru Şabat’ın yaklaşmasını ışık ve şafakla ilişkili bir fiille anlatır?

7. Matta 28:1: “Şabat’tan Sonra, Haftanın İlk Günü Ağarırken”

Grekçe ifade zamanı şöyle tanımlar: Şabat’tan sonra, haftanın ilk günü ağarmaya doğru. En doğal zaman sırası şöyledir:

Şabat tamamlanır → Aradaki gece sabah sınırına ulaşır → İlk gün ağarır

Bu, ilk günün şafakta başladığı anlayışıyla doğal biçimde uyuşur.

Dört Müjde’nin tümü kadınların haftanın ilk günü erkenden mezara gittiğini kaydeder. Şabat cumartesi gün batımında tamamen sona ermişse, neden kadınlar cumartesi akşamı hemen mezara gitmeyip ilk günün sabahını beklemiştir? Güvenlik, karanlık veya aydınlatma gibi pratik nedenler gecikmeyi açıklayabilir; bu nedenle bu nokta tek başına belirleyici değildir. Fakat diğer bölümlerle birlikte okunduğunda önemini korur.

8. Yuhanna 20:19: “Haftanın İlk Günü O Aynı Günün Akşamı”

Yuhanna 20:19 şöyle der: “Haftanın ilk günü olan o aynı günün akşamı…” Daha sonraki Yahudi gün batımından gün batımına sistemine göre pazar gün batımından sonraki akşam kuramsal olarak ikinci güne ait olurdu. Buna rağmen Yuhanna hâlâ “haftanın ilk günü olan o aynı günün akşamı” der. Bu, en azından bir Yeni Antlaşma yazarının gündüzü izleyen akşamı aynı “güne” ait sayabildiğini gösterir.

Bazı yorumcular “o aynı gün” sözünü teknik bir takvim tanımından çok diriliş gününe yapılan anlatısal bir gönderme sayar. Bu nedenle bu bölüm tek kanıt olarak değil, diğer kanıtlarla birlikte kullanılmalıdır.

9. “Ertesi Gün”ün Akşam ya da Geceden Sonra Geldiği Yeni Antlaşma Bölümleri

Yeni Antlaşma’da benzer anlatı kalıpları vardır. Markos 11, akşamın geldiğini söyler ve sonra “ertesi gün”den söz eder. Yuhanna 6 önce akşam olduğunu ve havanın karardığını, ancak daha sonra “ertesi gün”ü anlatır. Elçilerin İşleri 4, akşam olduğu için elçilerin “ertesi güne” kadar gözaltında tutulduğunu kaydeder. Elçilerin İşleri 23, Pavlus’un gece boyunca götürülmesinin ardından “ertesi gün”den söz eder.

Bu anlatıların tümü katı takvim formülleri olarak görülmemelidir. Yine de Kutsal Kitap yazarlarının akşamı ve geceyi otomatik olarak sonraki günün başlangıcı saymadığını gösterirler.

10. Gündüzün “On İki Saati” ve Sabaha Dayalı Zaman Hesabı

Rab İsa, “Gündüzün on iki saati yok mu?” — Yuhanna 11:9 dedi. Yeni Antlaşma sık sık üçüncü, altıncı ve dokuzuncu saatten söz eder. Yahudilerin gündüzü on iki bölüme ayırdığı sisteme göre: üçüncü saat yaklaşık sabah 9; altıncı saat öğle; dokuzuncu saat öğleden sonra 3’tür. Bu, eski dünyada gündüz saatlerinin olağan sayımının sabah ya da gün doğumu civarında başladığını gösterir.

Ancak on iki gündüz saatini saymanın başlangıcı ile tam yirmi dört saatlik takvim gününün sınırı birbirinden ayrılmalıdır; ikisi mutlaka aynı değildir. Bu kanıt sabaha dayalı anlayışa arka plan desteği sağlayabilir, fakat her günün tam olarak saat 6’da başladığını tek başına kanıtlamaz.

Bugünkü pratik uygulamada yerel standart saate göre yaklaşık 06.00–07.00 arasını işlevsel sınır kabul etmek tutarlı bir sistem sağlayabilir. Fakat bunun tam 06.00’yı belirleyen Kutsal Kitap buyruğu değil, pratik bir uygulama yöntemi olduğu açıkça belirtilmelidir.

11. Gündüz ve Gece Belirlenmiş Zamanlarında Sürekli Geri Döner

Yeremya 33, Tanrı’nın kurduğu gündüz ve gece düzenine ilişkin iki önemli ifade içerir. Yeremya 33:20 şöyle der: “Rab şöyle diyor: Gündüzle yaptığım antlaşmayı ve geceyle yaptığım antlaşmayı bozabilir, böylece gündüzle gecenin belirlenmiş zamanlarında gelmesini engelleyebilirseniz…” Yeremya 33:25 de Tanrı’nın gündüz ve geceyle antlaşmasından, gökle yerin sabit düzeninden söz eder.

Gündüz ve gece, Tanrı’nın kurduğu düzenle yönetilen, ayrı ama düzenli biçimde yinelenen dönemlerdir:

Gündüz belirlenen zamanda gelir → Gece belirlenen zamanda gelir → Gündüz yeniden döner

Aynı doğal eşleşme şu ifadelerde görülür: üç gün üç gece — 1. Samuel 30:12; Yunus 1:17; Matta 12:40; yedi gün yedi gece — Eyüp 2:13; kırk gün kırk gece — Yaratılış 7:4,12; Mısır’dan Çıkış 24:18; 34:28; Yasa’nın Tekrarı 9:9,18; 1. Krallar 19:8; Matta 4:2.

Bu ifadelerde “gündüz” ışıklı dönemi, “gece” karanlık dönemi belirtir; birlikte kesintisiz bir ardışıklığı anlatırlar. Kutsal Kitap’taki günler ve geceler kalıbı şu sırayla uyumludur: Gündüz → Akşam → Gece → Gündüzün dönüşü.

Bu kanıt tek başına her takvim tarihinin kesin teknik sınırını belirlemez. Fakat Yaratılış 1, sabaha hiçbir şey bırakılmamasına ilişkin yasalar ve incelenen diğer bölümlerle birlikte ele alındığında, Kutsal Kitap sırasının gündüzü izleyen gece ve ışığın dönüşüyle tanınan yeni çevrim şeklinde anlaşılabileceği görüşüne ek destek sağlar.

12. İkinci Tapınak Döneminde Takvim Tartışmaları Zaten Vardı

Eski Yahudi takvimleri incelenirken, eski İsrail’in bütün tarihi boyunca yalnızca tek ve değişmez bir takvim sistemi kullanmış olmayabileceği unutulmamalıdır. Jubileler Kitabı ile 1. Hanok’ta yansıtılan astronomi gelenekleri 364 günlük güneş takvimine büyük önem verir. 364 günlük bir yıl tam olarak 52 tam haftadan oluşur.

Jubileler 6, tarihler ay gözlemine göre belirlenirse bayramlarla Şabatların düzensizleşebileceği konusunda uyarır. Bu, İkinci Tapınak dönemindeki Yahudi toplumunda önemli takvim anlaşmazlıkları bulunduğunu gösterir.

Dolayısıyla Jubileler’deki bazı bölümler yeni tarihin gün batımından sonra başladığı bir sistemi yansıtsa bile, bundan geriye doğru “Bu mutlaka Musa’nın özgün sistemiydi” sonucu çıkarılamaz. Jubileler’in kendisi İkinci Tapınak dönemi eseridir ve o dönemdeki belirli bir geleneği yansıtır.

13. Bazı Modern Yahudi Araştırmacılar da İlk İsrail’de Sabah Gün Sınırını Savunmuştur

Yirminci yüzyılın bazı önemli Yahudi araştırmacıları bu konuyu incelemiştir. Julian Morgenstern, erken İsrail’in bir zamanlar günü gün doğumundan ya da şafaktan sonraki gün doğumuna veya şafağa kadar hesapladığını ve gün batımından gün batımına sistemin daha sonra geliştiğini savundu.

Jacob Z. Lauterbach benzer biçimde sürgün öncesi İsrail’in gün hesabının daha sonraki hahamlık sistemiyle mutlaka aynı olmadığını, bazı Tapınak uygulamalarının gecenin önceki gündüzü izlediği eski ilkeyi koruduğunu ileri sürdü. P. J. Heawood da kurban yasaları, Yaratılış ve Yeni Antlaşma bölümleri aracılığıyla sabah gün sınırı olasılığını tartıştı.

Bu çalışmalar modern araştırmanın oybirliğine ulaştığını kanıtlamaz. Ancak erken İsrail’in başlangıçta sabah gün sınırı kullanmış olabileceği görüşünün, akademik öncülü olmayan modern bir icat olmadığını gösterir. Bu görüş akademik çalışmalarda resmen ileri sürülmüş ve tartışılmıştır.

14. Rab’bin Çilesi ve “Üçüncü Gün”

Dört Müjde’nin tümü Rab İsa’nın çarmıha gerildiği günü Hazırlık Günü olarak tanımlar. Rab de defalarca üçüncü gün dirileceğini önceden bildirdi. Luka 24:21’de, haftanın ilk gününün öğleden sonrasında Emmaus yolundaki iki öğrenci, “Bu olaylar olalı bugün üçüncü gündür” dedi.

Çarmıha gerilme cuma günü olduysa:

Cuma = birinci gün
Cumartesi = ikinci gün
Pazar = üçüncü gün


Bu, “üçüncü gün dirildi” ifadesiyle doğal olarak uyuşur. Bu nedenle yalnızca “üç gün üç gece” sözünü açıklamak için çarmıha gerilmeyi perşembeye taşımaya gerek yoktur.

15. “Yerin Bağrında Üç Gün Üç Gece” Mutlaka “Tam Üç Gün Üç Gece Gömülü Kalmak” Demek Değildir

Matta 12:40, “İnsanoğlu da üç gün üç gece yerin bağrında kalacaktır” der. İfade, yer altındaki bir mezar için kullanılan olağan söz değil, “yerin bağrında” sözüdür. Rab Getsemani’de tutuklandığında, “Bu saat sizindir; karanlığın egemen olduğu saattir” — Luka 22:53 dedi.

Buna göre olası ruhsal bir yorum şudur: Rab perşembe gecesi tutuklandığı andan başlayarak bu dünyanın güçlerine ve “karanlığın egemenliğine” teslim edildiği döneme girmişti.

Perşembe gecesi
Cuma gündüzü
Cuma gecesi
Cumartesi gündüzü
Cumartesi gecesi
Pazar sabahı gün ışığı civarı


üç gece ve üç gündüz dönemi olarak sayılabilir; Rab yine de cuma günü çarmıha gerilmiş ve üçüncü gün olan pazar günü dirilmiş olur.

Bu yorum, Müjdelerin çarmıha gerilme gününü Hazırlık Günü diye tanımlamasını değiştirmeden hem “üç gün üç gece” hem de “üçüncü gün dirildi” sözlerinin doğru kalmasına olanak verir.

16. Yetmiş İki Olası Birleşimin Karşılaştırmalı Çerçevesi

Şu değişkenler farklı biçimlerde birleştirilirse: günün gece–gündüz mü yoksa gündüz–gece sırasını mı izlediği; Rab’bin haftanın dördüncü, beşinci ya da altıncı günü acı çektiği; yedinci günün gecesinde ya da gündüzünde, birinci günün gecesinde ya da gündüzünde dirildiği; “üç gün üç gece”nin gömülmeden, ölümden ya da tutuklanmadan başlayarak sayıldığı—kuramsal birleşimlerin toplamı:

2 × 3 × 4 × 3 = 72 olasılıktır.

Bu olasılıklar dört Kutsal Yazı koşuluyla sınanabilir: Rab üçüncü gün dirildi; yerin bağrında üç gün üç gece kaldı; birinci günün öğleden sonrası hâlâ üçüncü gün diye adlandırıldı; çarmıha gerilme gününün akşamı hâlâ Hazırlık Günü diye adlandırıldı.

Bu çerçeve matematiksel bir kanıt değil, karşılaştırma aracıdır; çünkü değişkenler yoruma dayanır ve mutlaka birbirinden bağımsız değildir. Burada incelenen varsayımlar içinde dört koşulu en tutarlı biçimde karşılayan birleşim şudur: Gün gündüzle başlar; Rab perşembe gecesi tutuklandı; cuma günü acı çekti; pazar sabahı erkenden dirildi; “üç gün üç gece” ise perşembe gecesi karanlığın egemenliğine girdiği andan başlayarak sayılır. Bu sonuç önceki bölümlerden çıkarılan sonuçlarla yakından uyuşur.

17. Sonuç

Yaratılış, Musa’nın Yasası, tarihsel kitaplar, Müjdeler, diğer Yeni Antlaşma anlatıları, İkinci Tapınak dönemi yazını ve eski Yahudi takvim hesabına ilişkin çalışmalar birlikte ele alındığında ciddi biçimde düşünülmeye değer bir sonuç ortaya çıkar:

Kutsal Kitap’ta “Haftalık Şabat daima cuma gün batımından cumartesi gün batımına kadar tutulmalıdır” diye açıkça söyleyen hiçbir ayet yoktur.

Tersine birçok bölüm şu kalıpları sunar: sabah yeni günün başlangıcı anlamını taşır; gündüzü akşam ve gece, ardından ertesi sabah izler; altıncı gün geceden geçtikten sonra ertesi sabah “bugün Şabat” denir; bazı Yeni Antlaşma anlatılarında akşam hâlâ kendisinden önceki aynı günle ilişkilendirilir.

Levililer 23’te Kefaret Günü’nün “akşamdan akşama” tutulması buyruğu o özel kutsal güne ait bir düzenlemedir. Ek kanıt olmadan her haftalık Şabat için evrensel gün sınırı formülü sayılmamalıdır.

Bu nedenle şu görüş makul biçimde ileri sürülebilir: Yedinci gün Şabat’ı bütün yedinci günü—cumartesi gündüzünün başlangıcından cumartesi akşamı ve gecesi boyunca pazar gündüzünün başlangıcına kadar olan süreyi—kapsar.

Gün doğumu saatleri mevsime ve enleme göre değiştiğinden ve bazı bölgelerde normal gün doğumu ya da gün batımı bulunmayan dönemler yaşandığından, günümüzde yerel standart saate göre yaklaşık 06.00–07.00 arasını pratik sınır olarak kullanmak tutarlılık sağlayabilir. Ancak en önemli mesele birkaç dakika ya da saniye üzerinde tartışmak değil, Şabat’ın Tanrı’nın kutsadığı yedinci gün olduğunu bilmektir.

Cuma, imanlıların Şabat’ı karşılamak için bedensel ve ruhsal hazırlık yaptığı Hazırlık Günü’dür. Yedinci günün gündüzü başlayınca ertesi günün gündüzü başlayıncaya kadar Tanrı’nın yaratışını ve kurtarışını anar, O’nun lütuf altında verdiği dinlenmenin tadını çıkarır ve gelecek sonsuz dinlenmeyi özlemle beklerler.

“Kutsal günümde dilediğini yapmayıp Şabat günü ayağını geri çekersen; Şabat’a ‘Sevinç,’ Tanrı’nın kutsal gününe ‘Onurlu’ dersen; kendi yollarına gitmeyerek, kendi zevkini aramayarak, boş sözler söylemeyerek o günü onurlandırırsan, o zaman Tanrı’da sevinç bulacaksın. O seni ülkenin yüksek yerlerine çıkaracak ve atan Yakup’un mirasıyla besleyecek. Çünkü Tanrı’nın ağzı böyle söyledi.”

— Yeşaya 58:13–14